Işığın Doğduğu Yerde, Tatvan’a Işık Olacak Proje

Işığın Doğduğu Yerde, Tatvan’a Işık Olacak Proje

Handağı Nemrut Termal Vadi Proje sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı Rujhat Avşar, yapımı devam eden ve bölgenin kaderini değiştirecek olan proje hakkında sorularımızı yanıtlayarak, bölge halkını yakından ilgilendiren önemli açıklamalarda bulundu.

24 Ekim 2013 - 13:18

Bilindiği üzere Van Gölü havzası bölgede önemli bir konuma sahip olmakla birlikte özellikle jeotermal turizmine yönelik projelere açık bir konumda olması, bölgede ayrı bir atmosfer oluşturmuş durumdadır. Yıllardır bölgeye yapılmayan yatırımların son zamanlarda ivme kazandığı görülmekle birlikte diğer yandan, Handağı Nemrut Termal Vadi Projesi’nin en önemli etkisi; bölge illerden Tatvan’a 15 günlüğüne gelecek tatilcilerin, şehre katacağı katma değer azımsanmayacak düzeyde olacağıdır. Ekonomik ve sosyal olarak Tatvan ile Tatvan esnafına sağlayacağı kazanç, şimdiden tüm bölge halkını heyecanlandırmaktadır. Ülke gündeminde olan barış sürecinin sonuçlanmasıyla birlikte bu tür projelerin çoğalması Van Gölü havzasının tamamen turizme yönelik değerlendirilmesi kaçınılmazdır. Doğu ve Güneydoğuda benzeri bulunmayan doğa harikası havzanın, bölge için önemi göz ardı edilmeyecek düzeydedir. Bu tür yatırımların çoğalmasını umut ederek, bölgenin önemini daha da arttıran Handağı Nemrut Termal Vadi Proje sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı Rujhat Avşar’a, siz değerli okuyucularımızı yakından ilgilendiren soruları, kendisine sorduk.

Handağı Nemrut Termal Vadi Bölgeye Neler Kazandırır?

 

“Handağı Projesi 5 ya da 6 yıllık bir zaman dilimine yayılacak bir projedir. 3 ayrı etapta tamamlanacak. 1. ve 2. etapta devre mülk projesi tamamlanacak. 3. etapta da otel projesi tamamlanacak. Tabi Handağı Termal Vadi diyoruz ancak termalden öte oranın tatil köyü olmasını hesaplıyoruz. Zira yaz, kış, deniz, kültür ve doğa turizmi için Tatvan Türkiye’deki en uygun yerdir. Ayağınızın altında deniz, hemen yan tarafta bulunan Nemrut Kayak Pisti, dünyanın en büyük ikinci kayak pisti, termal su, en fazla yarım saatlik bir mesafede dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlığı, 1,5 saatlik mesafenizde Akdamar Kilise’si, çözüm süreciyle birlikte Bitlis ve Tatvan ormanlarının muhteşem güzelliklerinin tamamını sunan bir yerde böyle bir tesisin olması gerektiğini düşündük ve bu yüzden yola çıktık. 24 saat yaşayan bir kompleks tasarlıyoruz. Bunu tasarladığınız zaman, Bitlis ve Tatvan’ın yaşam kültürünü de değiştirmeye yöneliyorsunuz demektir bu. Mimar arkadaşlarımız ve projenin başında genel koordinatör arkadaşımız, şu anda bölgenin kültürü üzerinde ciddi bir olumlu değişikliğe sebep olabilecek proje için şu an gece gündüz demeden çalışıyorlar. 1. Etabımızı 2015 yılının baharında teslim etmeyi planlıyoruz. 2. Etap yine o süreçten bir yıl sonra ve devamında 5. yılın sonunda 5 yıldızlı otelle bu projeyi taçlandırmayı düşünüyoruz. Tabi bununla da bitmiyor. Projenin içersinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi mevcut olacak. Bununla birlikte bölgede gece Van’dan ışıklarını görebileceğiniz Bitlis’ten, Tatvan’dan, Ahlat’tan, Adilcevaz’dan ve Gevaş’tan görebileceğiniz Camii projemiz var. Şeyh Muhammedi Şembeki Hz. bizim dedemizin adını veriyoruz ve bir külliye planlaması yapılıyor. Ayrıca bununla ilgili mimar arkadaşlarımız çalışmaktadır. Projenin 2. Etabında camiyi ve külliyeyi yetiştirmeyi planlıyoruz.”

 

Projenin İçeriğinde Neler Olacak?

 

Devre mülk ve tatil köyü mantığıyla düşündüğünüz zaman burada; 358 konut, 3 tripleks, 6 dubleks villa dediğinizde yaklaşık olarak 370 konut çıkıyor. 370 konut yüzde 80 dolulukla gitse, hareketli 900 kişilik bir nüfusun daimi olarak bulunacağı anlamına geliyor. Bu 900 kişilik nüfus, devre mülkte kaldığına göre Bitlis’te yaşamayan insanlar olacak. 900 kişi Tatvan ekonomisine katkıda bulunacak. Tabi tesisin içinde her imkân sağlanacak ama bunları Tatvan esnafı işletecek. Bu insanlar 15 günlük devre mülke geldiklerinde 15 günde burada kapanıp kalmayacaklar. Devre mülk sisteminin en güzel yanıdır. Bunlar etrafa yayılacaklar. 15 günde bir değişen bir kitle sürekli alışveriş halinde, sürekli katma değer sağlamış olacak. sosyal tesisin içinde yer alacak yüzme havuzları, Spa, Türk Hamamı, masaj hizmetleri, bunların hepsinde Tatvan halkı da faydalanacak. Devre mülk projesinin tamamen dışında Aqua Park projesi var. Gelirlerin tamamı yapılacak olan Şeyh Muhammedi Şembeki Hz. camine bağışlamayı planladığımız bir projedir. Aqua Park’ta Tatvan halkının hizmetinde olacak. Doğal olarak devre mülkün içinde devre mülk satın alanların dışında devre tatil satın alan olacak. Yabancı turistlere devre tatil satacağız. Yabancı turistlerin geldikleri dönemlerde animasyon çalışmaları yapılacak. Bu projeyle birlikte bizimle yürüyen Tatvan’daki diğer turizm yatırımlarını düşündüğünüzde ben Tatvan’ın 5 sene sonra her zaman söylenen Doğu’nun Bodrum’u Tatvan’dır cümlesinin vücut bulacağını düşünüyorum. Zira şuan Tatvan’da devam eden turizm işletmeleriyle birlikte Tatvan’ın yatak kapasitesi bugünün yaklaşık 10 katına çıkacak. Bu proje tek başına Tatvan’ı katlayacak ama diğer projelerle birlikte 10 katına çıkan yatak kapasitesiyle olacak. Bugün Tatvan’da kalacak yerde sıkıntı yaşarken o gün yine sıkıntı yaşayacağız. Çünkü bu projeler Tatvan’ın tanıtımını yapacak.

 

Proje Tamamlandığında İstihdam Ne Kadar Artacak?

 

Bu proje tamamlandığında 150 ile 200 kişi arasında personel çalışması hedefleniyor. Tabi Sosyal tesis içerisindeki mağazalar, restoran ve eğlence merkezinde çalışacak personel ile birlikte sanırım bu sayı 250'yi bulabilir. Bunun birde tedarikçi boyutunu hesaplarsanız rakam daha da yukarı çıkacaktır.

 

Fizik, Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Yapılacağı Doğru mu?

 

Doğu ve Güneydoğuyu iyice incelediğinizde Bolu’daki, Afyon’daki, Sakarya’daki kadar Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hastanelerini göremiyorsunuz. Bölgede bununla ilgili büyük bir eksiklik var. Bölgede aslında oturması gereken kültür, her şeyi devletten bekleme kültürüdür. Biz her şeyin devletten beklenmemesi gerektiğini, özel yatırımcıların da bazı gelişimleri yapabilmeleri adına orada Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi planlıyoruz. Sonuçta bu bölgenin insanları da bu hizmeti almaya hakkı var ve devlet bu hizmeti zaten karşılıyor ancak birinin yatırım yapması gerekiyor.

Reklam, Pazarlama ve Satış çalışmaları İçin Neler Yapılıyor?

 

Handağı Nemrut Termal Vadi’nin satış pazarlama ekibinin merkezi zaten Ankara’dadır. İstanbul ve Kocaeli’nde de ofisimiz açıldı. İlerde İzmir, Kuzey Irak ve Hollanda’da ofis açma hazırlıklarımız sürüyor. Doğu ve Güneydoğu bölgesine yönelik çalışmalarımız zaten mevcut durumda. Diyarbakır ofisimiz belki dergi yayına girdiğinde açılmış olacak. Ciddi anlamda bir reklam çalışmamız var. Bu konuda bir somut girişimde bulunmadık ancak alt yapısını yapıyoruz. Ulusal bazda tanıtım çalışmasına girilecek. Tabi bahsettiğimiz proje akşamdan sabaha yatıp kalkıp yapılabilecek ya da tasarlanabilecek proje değil. Adım adım gidiyoruz. Batıdaki devre mülk projelerinin aksine devre mülk yapacağız deyip ortaya çıkıp, devre mülklerin yüzde 40’ını satıp, sonra inşaata başlamıyoruz. Biz eşgüdüm halinde projemizi yürütüyoruz. Şu anda inşaat ruhsatlarımız hazırlanıyor. Belki dergi yayına girdiğinde de inşaat başlamış olabilir. Biz muhtemelen satışlara başlamadan önce inşaata da başlamış olacağız. Bu açıdan bakarsak ilk etapta batıdaki insanların nasıl duyacağını planlamıyoruz. 1. etaptaki amacımız projeyi hayata geçirmek. Bununla birlikte batıdaki örneklerinin aksine, burada ki arazi kiralık değil, arazi satın alma çalışmamız yok. Arazi tamamen bize ait. Mevcutta 90 bin metrekare arazimiz var. Baktığınızda bunun Afyon’da Sakarya’da Bolu’da Ankara’da devre mülk projesi örnekleri var. Bu örneklerde çok ilginç bir şey öne çıkıyor. Önce katalog hazırlanıyor. Mimari projelerden bile önce bu hazırlanıyor. Daha sonra satışa çıkılıyor. Belli bir miktar satıldıktan sonra arazi alınıyor. Sonra inşaat başlıyor. Biz burada ne yapıyoruz arazi zaten bizim, mimari ve statik projeleri çizdik, kataloglar şimdi hazırlanıyor. Yani bir yandan inşaatı diğer yanda da satışları başlatıyoruz. Biri birinden önde gitmesin diye uğraşıyoruz. Bu aslında devre mülk satış sistemlerinin tümünün dışında bir projedir. Batıdaki gibi bir devre mülk satış sistemi yapıyor olsaydık, yapacağımız şey ilk önce katalog yapmak olurdu.

 

Projeyi Gerçekleştirme Adına, Karşılaştığınız Zorluklar Sizi Etkiledi mi?

 

Biz bürokrasi dışında bir zorlukla karşılaşmıyoruz ama burada da kişilerin değil, sistemin sorunu var. Sistem süreçleri uzatıyor. Bir tarım arazisi diye geçen yeri imara açmaya çalıştığınızda çok büyük bir süreç geçiriyorsunuz. Biz bu süreci bayağı hızlı geçirdik ama bizim bayağı hızlı geçirdiğimiz süreç bile bizi bekletti. Düşünki burası için Van DSİ’ye yazı yazılıyor. Van DSİ’deki memur programını yapıyor. Araziye geliyor ve incelemelerde bulunuyor. İşte o memur ne zaman gelecek? Ne zaman gidecekte raporunu yazacak? Yazdığı rapor sizin işinizi görecek mi? Ardından Tarım İl Müdürlüğü’nü bekliyorsunuz. Tarıma elverişli saha mı değil mi? Saha tarım arazisi mi değil mi? Sonra da Toprak Koruma Kurulu’nun raporunu bekliyorsunuz. Tüm bunların tamamlanmasından sonra. Bu bitiyor daha sonra Belediye Çevre ve Şehircilik ile ilgili çalışmaları başlıyor. Yani biz kişilerin yarattığı zorlukla değil, sistemin yarattığı sorunla karşılaşıyorsunuz. Bu Tatvan’a özel de değil maalesef tüm Türkiye’de aynı sorunla karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Ama Tatvan üzerinde şunları söyleyebilirim. Biz projeyi önce Sayın Valimize açtık. Sayın Valim; “siz değil kim buraya gelir taş üstüne taş koyacağım” derse ben elimden geleni yaparım dedi. Bu konuyu vekilimiz Sayın Vahit Kiler Bey’e açtık. O da kim Bitlis’in üstüne taş üstüne taş koyacaksa biz onun önünü açarız. Elimizden geleni yaparız dediler. Tatvan Belediye Başkanı’na konuyu açtık. Tatvan’a yatırım gelecek olmasının heyecanını gördük onda. Proje Tatvan sınırları içerisinde Bitlis Belediye Başkanı’na konuyu açtık. Şuana kadar belki de moral motivasyon açısından da olmak üzere en büyük desteği kendisinden gördük. Yani baktığınızda zaten bölge halkının yatırıma ihtiyacı var ve birileri buraya yatırım yapmak istiyorsa bölgenin yöneticileri size zorluk değil kolaylık sağlıyorlar. Tabi bölgenin kendine göre zorlukları var. O zorluklarda hükümetin çözüm süreciyle birlikte bertaraf olmuş durumda.

Yatırım Yaparken Devlet Teşviki Aldınız mı?

 

Şuanda teşvikle ilgili hiçbir girişimimiz yok ama bu başvurmayacağımız anlamına gelmiyor. Ama projenin 1. Etabını teşviksiz geçireceğiz. 2. ya da 3. etapta teşvik kısmına gireceğiz. Biz ilk önce iş yapabildiğimizi göstermek istiyoruz. Sonra zaten her şey kendiliğinden gelir.

 

Sizi Diğer Yatırımcılardan Ayıran Özellik Nedir?

 

Arazi tamamen bize ait. Mevcutta 90 bin metrekare arazimiz var. Baktığınızda bunun Afyon’da Sakarya’da Bolu’da Ankara’da devre mülk projesi örnekleri var. Bu örneklerde çok ilginç bir şey öne çıkıyor. Önce katalog hazırlanıyor. Mimari projelerden bile önce bu hazırlanıyor. Daha sonra satışa çıkılıyor. Belli bir miktar satıldıktan sonra arazi alınıyor. Sonra inşaat başlıyor. Biz burada ne yapıyoruz arazi zaten bizim, mimari ve statik projeleri çizdik, kataloglar şimdi hazırlanıyor. Yani bir yandan inşaatı diğer yanda da satışları başlatıyoruz. Biri diğerinden önde gitmesin diye uğraşıyoruz. Bu aslında devre mülk satış sistemlerinin tümünün dışında bir projedir. Batıdaki gibi bir devre mülk satış sistemi yapıyor olsaydık, yapacağımız şey ilk önce katalog yapmak olurdu.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Niyazi Eldemir
    8 yıl önce
    Tebrikler Avşar kardeşim; illa siyaset değildir hizmetin yolu. İnşallah muvaffak olursunuz.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bitlis Dernekler Federasyonundan yeni bir hamle!
Bitlis Dernekler Federasyonundan yeni bir hamle!
Bitlis DEVA’dan Cemiyet Başkanına geçmiş olsun ziyareti.
Bitlis DEVA’dan Cemiyet Başkanına geçmiş olsun ziyareti.