Biri Adalet’ten mi bahsetti?
İlhan KARABULUT

İlhan KARABULUT

Biri Adalet’ten mi bahsetti?

27 Kasım 2015 - 12:09

Ne bağımsız bir yargı var ne de adalet. Adaletten en son söz edecek kişiler adaleti ellerine almışlar! Demokrasiden özelliklede ileri demokrasiden kasıt bu olmalı sanırım!

 

Can Dündar'a yapılan bu muamele adaletsizlik saygısızlıkla eşdeğerdir. Ben bunu Türkiye'ye yapılmış bir saygısızlık olarak algılıyor ve utanıyorum... Oysa utanması geren ben değilken!

 

21. Yüzyıl'dayız ve hâlâ söze, kaleme ve dile kilit vuruluyor... Bu uygulamalarla mı AB ülkesi olacağız? Dün neyse bu gün de aynısı, kısacası değişen hiçbir şey yok aksine gittikçe kötüye gidiyor ülke.

 

Söze, kelama ve kaleme kelepçe takılıyor, sanata, sanatçıya tehdit yağdırılıyor, şair, yazar, gazeteci, televizyoncu ve radyocular kelepçelenip ceza evlerine gönderiliyorsa ki bunların hepsini gördük, kimse bu ülkenin refahından bahsetmesin lütfen!

 

Bir ülkeye refah, yüzde elli oy almış bir partinin tek başına iktidara gelmesiyle gelmez. Refah, ülkesindeki tüm farklılıkları kabul edecek bir iktidarın gelmesiyle birlikte gelir ancak. Tekleşmiş bir ülkede refahtan, barıştan hele hele demokrasiden söz etmek abes kaçar doğrusu...

 

Bu yazıyı kaleme alırken rahmetli Mehmet Uzun aklıma geldi. Kendisine bu vesileyle Allah'tan rahmet diliyorum. "Sözün ve Anlatının Savunması" adlı bir yazısının giriş kısmında şöyle diyordu, "Ben hiçbir devletin, rejimin, ideolojinin, siyasetin, liderin ya da kuruluşun yazarı değilim. Sadece mazlum ve mağdurun hüzün ve acısını yüreğinde duyan, dünyası edebiyat olan, özellikle hüzün ve acıdan insani edebi ürünler yaratmaya çalışan bir edebiyat yazarıyım." Yazı uzun ve oldukça anlamlı bir yazıydı,  okuyan varsa bilir.

 

Neden bu yazıdan örnek verdim derseniz, bu yazı 2001 yılında kaleme alınmış. Yazarın yaklaşık yedi kitabı toplatılmış ve savunmasında verdiği ifadeyi de kaleme almıştır. Demek ki ülkemizde on beş yıldır değişen bir şey olmadı,  ileri değil, geri gidiyoruz.

 

On beş yıl önce de gazeteciler, yazarlar gözaltına alınıyor ve tutuklanıyorlardı, ne yazık ki şimdi de gözaltına alınıyor ve tutuklanıyorlar. Çünkü korkaklar cesur insanların dışarda olmalarını istemezler.

 

Eğer bugün hâlâ yazarlar, gazeteciler gözaltına alınıp cezaevlerine konuluyorsa, aslında korkaklar, sözün ve kalemin ne kadar güçlü olduğunun farkında demektir.

 

Ne bağımsız bir yargı var nede adalet.

Son Yazılar