İzmarit İlçe
Leyla Mihrinaz ENGİN

Leyla Mihrinaz ENGİN

İzmarit İlçe

01 Ocak 1970 - 02:33

Düşünüyorum da; iyi ki bu coğrafya dokuz ay boyunca kışa, kara, yağmura maruz kalıyor. Neden mi dersiniz? Söyleyeyim; eğer bu ilçede dokuz ay yaz olsaydı, çöpten, lağımdan, mikroptan ve kokudan geçilmezdi. Topu topuna üç ayımız, yani doksan günümüz sıcak geçiyor ama caddelerde, sokaklarda, kaldırımlarda, ev ve dükkân önlerinde çöpten geçilmiyor.

                Bu doğa güzeli, enfes ilçenin kendi halkı tarafından bu kadar kire, pasağa, çöpe mahkûm edilmesini anlamıyorum. Ya insanlar bilinçli olarak kirletiyorlar ya da kültür düzeyimiz yok denecek kadar az.

                Yaz aylarında beyler, kaldırımlara hatta yollara iskemle koyup oturuyorlar.  Hadi bunu da anladık ammena ama hemen çöplerin içinde oturmak, gözünüzü, burnunuzu, vicdanınızı rahatsız etmiyor mu? Kaldırımlarda oturarak yaptığınız muhabbettin tadı çıkıyor mu gerçekten? Merak ediyorum.

                Bu güzelim ilçede istisnasız ama istisnasız herkes sigara izmaritini yere atıyor. Yanı-başında çöp kutusu olsa dahi yere atıyor. Neden? Hiç düşündük mü neden? Yer, kül tabağı mı? Yere çöpümüzü, izmaritimizi atmaya hakkımız var mı? Bu ilçe, bu cadde, bu kaldırım yalnızca birimize mi ait? Hayır, hepimize ait. Hepimizin ortak yaşama alanı. Hepimizin ortak malı. Peki ortak mala saygı diye bir şey yok mu bilincimizde? Yaptığımız bu hareketin ne anlama geldiğini anlayabiliyor muyuz? Anlamıyoruz! Kabul edelim, anlasaydık, o bilinçte olsaydık, bu hareketleri yapmazdık.

                Yemek yediğimiz lokantalar, çay içtiğimiz kahvehaneler, alış veriş yaptığımız dükkânlar, yürüdüğümüz sokaklar kirden, çöpten geçilmiyor.

                İnsanlarla bu durum hakkında yoruma girdiğiniz vakit, suçu hemen bir başkasına atmaya hazırlarlar. Gördüğüm, duyduğum kadarıyla zavallı belediye ve çalışanları hemen namlunun ucundalar. Sen çöpünü çöplüğe atmamanın, poşete koyup ağzını bağlamaksızın rastgele ortalığa atmanın mantığını anlat! İzmaritini parmak ucuyla rastgele fırlatışını anlat! Yere nasıl tükürdüğünü, sümkürdüğünü anlat! Senin içinde temizlik ruhu, toprağa ve insana saygı yoksa üç beş belediye çalışanın seni iflah etmesi ve temizlemesi mümkün değil maalesef.

Bu ilçe es kazara Van Gölü’nün yamacına kurulmuş muazzam güzellikte bir ilçe. Van Gölü inim inliyor, duydunuz mu hiç? Şu üç aylık yaz döneminde sahilde dolaşmaya can atıyorsunuz, dolaşın elbette de kokudan rahatsız olmuyor musunuz? O esrarengiz masmavi suda yüzülebilecekken, ne yapıyoruz? Tutup bütün ilçenin lağımını o masum suya gömüyoruz. Haydi, bunu da anlarım peki, 11 Milyon EUR’nun aktarıldığı iddia edilen arıtma tesisi neden faal değil? Yoksa bu malum parayı birileri yedi de bu mazlum suyun p….’ni de halk mı yiyor? Çok ağır konuşuyorum farkındayım çünkü üzgün ve kızgınım.

Bu yaşamı kendinize kadermiş gibi kabullenip maddi manevi tüm olumsuzlukları kabul edişinize kızgınım!

Her fırsatta din havarilerinde bulunup HAK denen yüce olguyu görmediğiniz için üzgünüm. Hak, mal çalmak, gasp etmek değil, yürüdüğümüz kaldırıma atılan izmaritin can sıkmasıdır, kapımızın önüne yığdığımız, darmadağın savurduğumuz çöpün yaydığı kokunun ve görüntünün verdiği rahatsızlıktır, keyifsizliktir. Dilin, burnun, kulağın, gözün zevkini bozmaktır hak yemek.

Gayretsiz olup hep başkasından beklediğiniz için kızgınım.

Üzgünüm, eminim ki şu sırtımızı dayadığımız dağ küfrediyordur. Nemrut içten içe homurduyordur.

 Van Gölü çığlık ata ata ölüyor, duyanınız var mı? Kaldırımlar inliyor, gören var mı? Toprak öfke kusup duruyor anlayan var mı?

Hepimiz insanız. İnsana insanca yaşamak yaraşır. İnsana hak yememek yaraşır. İnsana doğa dostu olmak yaraşır. İnsana vicdan yaraşır. Kendisine saygısı ve sevgisi olmayanın başkasına ve de doğaya saygı ve sevgisi olamaz

Üzgünüm, bu ay ki yazımı edebi bir üslupla yazmak istiyordum ama bu izmarit ve çöp dolu ilçenin hali bunları yazmama sebep oldu.

Temiz beyne, yüreğe, bedene ve mekâna selam olsun.

Son Yazılar